Tuesday, April 18, 2006

Istanbul Film Festivali 25. Yıl




Tristram Shandy Michael Winterbottom
El Taxita Ful Jo Sol
Breakfast On Pluto
Neil Jordan
Ronda Nocturna
Edgardo Gozarinsky
Keane
Lodge H. Kerrigan
13 Gela Babluani

Obaba Montxo Armendariz
Kosmos Kak Predchuvstvie
Alexey Uchitel

Fatih Özgüven, Hülya Uçansu, Suna Selen, Yasemin Alkaya, Atilla Dorsay, George Babluani

Emek, Beyoğlu,Atlas



Sunday, April 02, 2006

AFORIZMALAR

Samuel Beckett

Ne kastettiysem onu söyledim.

Tüm istediğim kıçımın üstüne oturup osurmak ve Dante'yi düşünmek.

Yaşamım donuk ve sıkıcı, böyle üstüne düşünülmesine hiç gerek yok.

J.D. Salinger

Suspence is a good thing for bastards like Stradlater. ' the catcher in the rye-1951'

Pascal

Vous Êtes Embarqués (hepiniz bindiniz).

Soren Kierkegaard

Insan karmaşık bir dünyada yaşayan tedirgin bir varlıktır.

...

Jazz is the musical language that fullfills the vision of a modern society of people getting together to create, work, communicating together by searching one goal: freedom of the individual within a group of equals.

Marcel Proust

Nasıl ki zeki bir insan, bir başka zeki insana aptal görünmekten korkmazsa...

İki sevgiliden birinin aşırı derecedeki sevgisini göstermesi diğerini yeterince sevmekten temelli bağışık tutar.

Tabii ki mekanlarla ve insanlarla yeni dostluklar, eski dostlukların unutuluşu üzerine kurulur.

Beni bilirsin, alışkanlıkların insanıyımdır. En sevdiğim insanlardan ayrıldıktan hemen sonraki ilk günlerde mutsuz olurum. Ama sonra onları hep aynı şekilde sevmeye devam ettiğim halde alışırım, hayatım sakinleşir, yatışır, onlardan aylarca, yıllarca ayrı kalmaya dayanabilirim.

Hafızamız vitrininde belirli bir kişinin değişik fotoğrafları sergilenen dükkanlara benzer. Genellikle bir süre boyunca bir tek sonuncusu görülür.

Bir insanın kişiliği hiç bir zaman düz bir yola benzemez, başkalarının farketmediği, geçmekte zorlandığımız, tuhaf, kaçınılmaz dolambaçlarla şaşırtır bizi.

Insan en çok kaçtığı şeyden asla kurtulamıyor.

Alain de Botton

En iyi kitap bile bir kenara atılmayı hakeder.

Okumayı bir alışkanlık haline getirmek, bir kışkırtıcılık unsuruna çok fazla önem vermek olur. Okuma, ruhsal yaşamın eşiğidir; bizi ona yönlendirir ama onu içine almaz.

Brun0 Schulz

Ne olursa olsun bir şeyden kaçınmalısınız: darkafalılıktan, bilgiçlikten, dargörüşlü olmaktan, bir çok şey birbirine bağlıdır, bir çok ip aynı makaranın ipidir. Bazı kitapların satırlarının arasında sürüler halinde havalanan kırlangıçları gördünüz mü hiç, mısra mısra uçuşan, titreşen, ince uzun kırlangıçları? Bu kuşların uçuşlarını okumak gerek...

Saturday, April 01, 2006

Krystyna Feldman


84 yaşındayken Krzysztof Krauze’nin Moj Nikifor filminde Polonyalı ham sanatçı Nikifor-Matejko'yu oynayan Krystyna Feldman festival seyircisi hariç kimsenin tanımadığı yaşayan bir efsane.

NIKIFOR




Ham sanatın Polonyalı pek çok temsilcisinden biri Nikifor-Matejko'nun ( Epifan Drowniak) 3 karakteristik çalışması.