
Tuesday, March 13, 2012
Saturday, March 10, 2012
Çağdaş Sanat Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey


1910, Ingiltere, Contemporary Arts Society
1938, Melbourne, Çağdaş Sanat Topluluğu
1929, MOMA, New York
1947, Londra, Çağdaş Sanat Enstitüsü - Read and Penrose kurucular.
nihonga: Geleneksel Japon resmi
yoga: Batılı anlamda resim
gendai bijutsu (çağdaş sanat): Amerikalı ve Avrupalı sanatçıların işlerini takip eden Japonların çalışmalarına verilen ad
1954 - 1974 - Genişletilmiş 60'lar ( extended 60s) terimi Reiko Tomii tarafından
xiandai yishu : 1980'lerde Çin'de batılı sanat
dangdai yishu: çağdaş sanat, 90'lardan sonra
pop: ilk kez 1952 Ingiltere, Bağımsızlar Grubu tarafından (Richard Hamilton üye)
1956 - Whitechapel Galley, Yarın Budur sergisi
1961 - Genç Çağdaşlar (David Hockney)
Amerikan pop sanatın kökleri 1950'lere Jasper Johns ve Robert Rauschenberg'e dayanır
Richard Hamilton - 1922, Londra
Independent Group üyesi, grup kent kültürüne, kentsel üretime dair tartışmalar yapıyordu
1955 - Hanover Galeri - ilk Hamilton sergisi
Bugünün Evlerini Bu Denli Çekici Kılan Nedir?
Hamilton: Pop Sanat, popüler, geçici, tüketilebilir, ucuz, kitle üretimi, genç, zeki, yapmacık, seksi şık ve büyük ticaret
1966 - Ingiltere'de ilk Duchamp sergisi, Hamilton tarafından
1968- Brian de Palma filmi the Greetings, Robert De Niro, Hamilton da oynadı
2002 - James Joyce'un Ulysses romanını resimledi
Andy Warhol - 1928 Pittsburg
3 Haziran 1963 - I, a man oyuncusu S.C.U.M. Manifesto yazarı Valeri Solanas, Andy Warhol'u vurdu
22 Haziran 1987 - Warhol öldü, Andy Warhol Görsel Sanatlar Vakfı kuruldu
27 Ekim 1960 - Paris - Yeni Gerçekçilik, Yves Klein'ın atölyesinde kuruldu
1961 Mayıs - Paris- Yeni Gerçekçi grubun ilk sergisi 'Dada'nın 40 derece Üstünde'
1962- New York sergileri
1963- San Marino Bienali
Yves Klein- Monoton Senfoni
YK bir dönem boşluk kavramı üzerine yoğunlaştı, 1958 sergisi duvarları beyaza boyanmış boş bir galeriydi, iki yıl sonra aynı galeriyi Arman çöp ile doldurdu
1962 - YK 34 yaşında öldü
Daniel Spoerri 1955 yılında Matériel adlı bir şiir dergisi yayınlamaya başladı
Kavramsal Sanat:
1945 - Joseph Kosuth
1960 - Sanat ve Dil Grubu
1970 - Bilgi Odası sergisi
1948 - Litvanya, George Maciunas , Fluxus kurucusu, Fluxus akımı üzerinden para kazanmak isteyince 1963 yılında tepki gördü, ancak Fluxus Kutusu adı altında Fluxus objelerini satmaya başladı
1938 - New Jersey , Robert Smithson, 1964 ten itibaren Minimalist
1966 - ABD, Primary Structures sergisi
Land Art (yeryüzü sanatı)
1960- Arte Povera (Luciano Fabro, Alighieri Botero, Giulio Paolini, Mario Merz, Michalengelo Pistoletto)
1967 - sanat terimi Italyan yazar Germano Celant tarafından Jerzy Grotowsky'nin Yoksul Tiyatro anlayışından etkilenerek bulundu, resim, heykel, performans, yerleştirme, asamblaj
Jannis Kounellis , Yunanistan, 1956 yılına kadarAtina'da sanat eğitimi aldı, 20 yaşında Italya'ya gitti, arte povera üyesi oldu, 1989 yılında 2. Istanbul Bienali'ne katıldı
Dennis Oppenheimer- vücut sanatı, 1970 - Ikinci Derecede Yanık İçin Okuma Pozisyonu
Duchamp: Bir sanat eserinin %50 si sanatçıya %50 si izleyiciye aittir
Ilya Kabakov: Yukarıya Bakıp Kelimeler Okumak: Başını arkaya yaslamış, çimin
üstünde yatarken, etrafında kimse yoksa ve duyduğun yegane ses rüzgarın fısıltısıysa, tepeye baktığında masmavi gökyüzünü de dolaşan beyaz bulutları görürsen bil ki belki de bu senin gördüğün en güzel görüntüdür
Stealios Arcadou (Stelarc) - Kıbrıs, Limassol (body art)
erkek-dişi : insan-makina
1969 - Art Workers Coalition, yazarların ve sanatçıların oluşturduğu grubunn amacı müzeler üzerinde baskı yaparak ırkçı ve cinsiyetçi sergileme politikalarını değiştirmek, müzelere ve galerilere karşı sanatçı haklarını savunmak (Vasilakis Takis üye), grup 1971'de kendini lağvetti
Kienholz: toplumu sokaktan topladığım çöpler sayesinde tanıdım
Liberate Tate (Tate'i özgürleştir) sanatçı grubu
1987 - Larry Karmer öncülüğünde ACT UP
1957 - Çin, Ai Weiwei
Ai Weiwei, Yıldızlar, 1978
Ai Weiwei nin serbest bırakılması için Anish Kapoor ve Daniel Buren, Hong Kong sanat Fuarı'nı protesto etti ve Weiwei bırakıldı, sanata karşı gerektiğinde sanatçıya işkence yapabilecek kadar baskıcı bir tutum sergileyen iktidarın aynı zamanda kendini aklamak için sanatı kullanmasına sanat dünyası da alet oldu, Kapoor ve Buren olmasaydı Weiwei asla serbest kalmayabilirdi
1924-2006, Pontus Hultén, 1960 - Moderna Museet'i kurdu
1964- Avrupa'da ilk Amerikan Pop Art sergisi yapıldı
Pontus Hultén 1977'de Paris'te George Pompidou Merkezi'ni kurdu
1955 - Kassel - Documenta başladı
1973 - FIAC (Foire Internationale d'Art Contemporaine)
1970- Art Basel
2007- Art Dubai
2008 - Hong Kong Sanat Fuarı
2003 - Frieze Sanat Fuarı
OSMAN ERDEN - MSGSÜ
Monday, March 05, 2012
Thursday, March 01, 2012
Memento te hominem esse
Thursday, February 16, 2012
memento te hominem esse




memento te hominem esse /you are only human
by Vasilis Nisiotis
A woman is sitting on a bench. A passer’s-by glance, an alien stone in the core.
Waves start wrinkling the whole, right from my breast, this embryo, this seed you gave me, it is mine. It is “the other”. Look at me carrying it, soothing it, letting it be. I know it is there, on my nipples, inside my womb, making its way up my rotting bones, watering my lungs with its poisonous vomit, bursting through my throat, up to my hair and down to the edges of the fingernails I used to scratch the wooden hard back of my seat because I have to stand up.
A fleeting movement. Caressing it.
A lullaby.
I dissolve. You summon me back.
You, walking away now.
I , carrying you in me.
Ad vitam aeternam.
memento te hominem esse /sadece insansın sen
Bankta oturan bir kadın. Geçenlerin bakışları, içeri fırlatılmış yabancı bir taş.
Dalgalar buruşturmaya başlıyor, göğüslerimden itibaren, içimdeki embriyoyu, bana verdiğin bu tohumu, bana ait o ve o da ‘öteki’. Bak bana nasıl da taşıyorum onu, sakinleştiriyorum, yetiştiriyorum. Biliyorum orada, göğüsuçlarımda, rahmimin içinde, çürümüş kemiklerimden dışarı bir yol bulmaya çalışıyor, boğazımdan fışkıran zehirli kusmuğuyla ıslatıyor ciğerlerimi, saçlarıma, oturduğum bankın arkasını kazıdığım tırnaklarımın uçlarına kadar, çünkü ayağa kalkmalıyım.
Süzülür gibi hareketlerle, ona sımsıkı tutunarak.
Bir ninni.
Ben parçalanırım ve sen toplarsın beni yeniden.
Sen, şimdi beni bırakıp giden.
Ben, seni içinde taşıyan.
Ad vitam aeternam. / Sonsuza dek.
Vasilis Nisiotis
çeviri: Cemal Akyüz
by Vasilis Nisiotis
A woman is sitting on a bench. A passer’s-by glance, an alien stone in the core.
Waves start wrinkling the whole, right from my breast, this embryo, this seed you gave me, it is mine. It is “the other”. Look at me carrying it, soothing it, letting it be. I know it is there, on my nipples, inside my womb, making its way up my rotting bones, watering my lungs with its poisonous vomit, bursting through my throat, up to my hair and down to the edges of the fingernails I used to scratch the wooden hard back of my seat because I have to stand up.
A fleeting movement. Caressing it.
A lullaby.
I dissolve. You summon me back.
You, walking away now.
I , carrying you in me.
Ad vitam aeternam.
memento te hominem esse /sadece insansın sen
Bankta oturan bir kadın. Geçenlerin bakışları, içeri fırlatılmış yabancı bir taş.
Dalgalar buruşturmaya başlıyor, göğüslerimden itibaren, içimdeki embriyoyu, bana verdiğin bu tohumu, bana ait o ve o da ‘öteki’. Bak bana nasıl da taşıyorum onu, sakinleştiriyorum, yetiştiriyorum. Biliyorum orada, göğüsuçlarımda, rahmimin içinde, çürümüş kemiklerimden dışarı bir yol bulmaya çalışıyor, boğazımdan fışkıran zehirli kusmuğuyla ıslatıyor ciğerlerimi, saçlarıma, oturduğum bankın arkasını kazıdığım tırnaklarımın uçlarına kadar, çünkü ayağa kalkmalıyım.
Süzülür gibi hareketlerle, ona sımsıkı tutunarak.
Bir ninni.
Ben parçalanırım ve sen toplarsın beni yeniden.
Sen, şimdi beni bırakıp giden.
Ben, seni içinde taşıyan.
Ad vitam aeternam. / Sonsuza dek.
Vasilis Nisiotis
çeviri: Cemal Akyüz
Subscribe to:
Posts (Atom)


















